Dr. Bekir TOK

Hastalandığım zaman bana "O" şifa verir. (26/80)

...

Konya’da doğdum, Konya’nın eski tarihi ile meşhur Sille Mahallesine mensubum.

İlköğretim ve Liseyi Konya’da okudum.

2010 yılında Konya Meram Fen Lisesi’nden mezun oldum.

2016 yılında Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldum.

Aynı yıl girdiğim ama isteksiz bir şekilde çalıştığım TUS sınavında beklediğimden yüksek puan alınca hangi bölümü yazacağımı şaşırdım. Çünkü o dönemlerde bile tıbbın bütüncül olması gerektiği zihnimin bir köşesinde yer alıyordu. Aile Hekimliğini bu kapsama en yakın branş olarak düşünsem de fonksiyonlarını yitirmiş ve insanların aşılarını ve ilaçlarını takip etme pozisyonuna düşürülmüş bir dalı da tercih edemedim.

Döndüm dolaştım, Konya Meram Tıp Fakültesi Ortopedi bölümünü yazdım. Puanıma göre oldukça düşük bir bölüm olmasına rağmen yine de mantıklı olanı tercih etmek istedim.

Yoğun çalışma şartları ve beyaz önlüklü askeri hiyerarşiye 4 ay dayanabildim. 4 ay sonra zor da olsa istifa edebildim. Bundan sonra yeni bir hayat beni bekliyordu.

Kendimi akvaryumdan çıkmış bir balık gibi hissettim bu tarihten sonra. Doğru bildiğim birçok yanlışın bize değiştirilemez temel kaideler gibi öğretildiğini fark etmeye başladım.

Bir süre işyeri hekimliği yaptım. Kolay çalışma şartları bolca okumama, araştırmama ve geleneksel uygulamalarda deneyim kazanmama vesile oldu.

Daha sonra Konya’da Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kliniklerinde iki sene kadar çalışma fırsatı buldum. Şimdi de 2019 yılından itibaren Ankara’nın Etimesgut ilçesinde yeni muayenehanemizde hizmet vermeye başladık.

Mantalitem; şifanın sadece, insanı yaratan ve her zerresine hükmeden Allah Azze ve Celle’den olduğu, ne yapılırsa yapılsın o dilemediği sürece şifanın da hastalığın da gelmeyeceğidir. Şifa bazen meşru yollarla gelir, bazen de gayrimeşru yollarla bir imtihan olarak… Önemli olan şifaya meşru vesilelerle ulaşmaya çabalamaktır. Hastalıkların artmasının sebepleri; insanın kendi eliyle kendine yaptıkları sebebiyledir. Bunu şu videomda detaylı bir şekilde anlattım:


Bu sebepleri kaldırmaya başlamak tedavi sürecinde atılması gereken ilk adımdır. Bundan sonra yapılacak olan meşru vesilelere sarılmaktır.

Tarihte beni en çok etkileyen hekim İbni Sina yada Ebubekir Razi değildir. Bunlar elbette hekimlik sanatında dönüm noktası olan şahsiyetlerdir. Beni en çok etkileyen hekimin ismini bilmiyorum ama peygamberim bana bu şahsı “sihirbazın öğrencisi” olarak tanıttı. Bileniniz bilir, bilmeyeniniz de araştırır ve şifanın ne demek olduğunu daha iyi öğrenir.

“Boş boş çocuklar hakkında konuşuyor, çocuğu olunca fikirleri değişir” diyen oluyor, onu da söyleyeyim. 2013 yılında evlendim, 3 çocuk babasıyım. Tüm anlattığım ilkeleri çocuklarım için elimden geldiğince uygulamaya çalışıyorum.

Halen Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde “Fitoterapi (Bitkisel Tedavi)” alanında doktora programına devam etmekteyim. Kliniğimde hastalarımı yaklaşık 1 saate yakın dinlemeye ve özenle muayene etmeye gayret gösteriyorum. Hiçbir zaman şifa garantisi vermiyorum. Çünkü şifanın kaynağını çok iyi biliyorum. İyileşen ve bize duacı olan hastalarımız gibi tamamen iyileşmese de en azından hayatında birçok alışkanlıklarının değişmesine vesile olduğumuz hastalarımızın varlığı ve dualarıyla yol alıyoruz.

Şimdilik yazacaklarım bu kadar.

Sıhhatle kalın.

Dr. Bekir Tok